Menü

Objektifime Takılanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Objektifime Takılanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2018

Cennet Ülkemizdeki Saklı Güzellik SALDA..


Merhaba;yine bir seyahat, yeni bir macera, yine güzel anılar..Bu seferki durağım Burdur'un Yeşilova ilçesinde Salda Gölü.Gördüm ama bu kadar mavinin tüm tonlarını barındıran ne bir göl ne denize şahit oldum. Bütün bilimsel, teknik bilgileri bir kenara bırakıp bana neler hissettirdiğini anlatacağım vallahi!



Biliyorum çoğumuz Türkiye'nin Maldivleri olarak bilinen Salda dan bir haberiz.Aynı özelliklere sahip göl başka bir ülkede olsa düşünemiyorum akın akın turist giderdi dünyanın her yerinden .Aslında çok bilinip doğal ortamının insanlar tarafından hunharca katledilmesi mi yoksa böyle bakir kalmasımı iyi bilemedim.Bildiğim tek şey ben çok şanslıyım gittim gezdim gördüm döndüm:)



Bilinen bilgileri vermek istemiyorum ama göl Türkiye'nin en derin tatlı suyuna sahip ve bu sebeple dalış yapanların favorisi.Kamp yapmak isteyen maceraseverler için kamp alanları var.Bembeyaz kumu ve suyunun rengi sebebiyle fotoğraf santçılarının  tercihi.Cilt problemi olanlar ise sivilceleri kuruttuğu söylenen su ile tedavi için ziyaretye gelmekte Salda'ya.



Göl kaya görünümlü bembeyaz kıyılara sahip uzaktan, ancak yaklaşıp dokunduğunuzda un ufak olan garip  kum desem değil toz desem değil alçı gibi desem değil bir yapılaşmaya sahip.İnanılır gibi değil ama aynı yapılaşma bir de Mars'da mevcut!



Salda ile ilgili ufacık tavsiyelerim var size;

-Yüzmeyi iyi bilmiyorsanız lütfen ama lütfen girmeyin tek adımda derinleşip içine çektiğinden bir çok boğulma vakası yaşanmış gölde !

-Çok iyi bir fotoğraf makinasıyla gidin oraya zira fotoğraf çekmelere doyamayacaksınız:)

-Yeme içme konusunda oldukca zayıf hazırlıklı gidin bir tane restoranını ziyaret ettim kendi havuzlarında tatlı su balığı yetiştiriyorlar yersen yemezsen köfte ve vasat bir tavuk sote var gerisi zaten anlatmaya değmez ama yediğimin önemi yok ben göl manzarasına karşı ne olsa yerim diyorsanız tam size göre..

-Kamp saldalyeniz yoksa ben gibi ödünç alıp bir süre gölü en yakınından izleyin huzur bulacaksınız..

-Maldivler cafe adlı müstesna çadırdan bozma plastik afişli yeri muhakkak ziyaret edin ve benim kadar gülün:)Kıymalı tostu merak eidyorsanız deneyin emin olun bahsettiğim restorandakiyemeklerden daha lezzetli,

-Vee lütfen günü batırın!

Hepinize bol seyahatli günler..


13 Temmuz 2016

Sen sevdamısın Bozcaada..


Herkese kucak dolusu merhabaaaa...

Uzun bir bayram tatili geçirdik hepimiz.Kimimiz klasik bayramları yaşadık ki benim en bi sevdiğim.Kimimiz fırsat bu fırsat deyip kaçtık şehir dışına görmek istediğimiz yerlere.Bende çok uzun süredir gitmek istediğim küçükken gittiğim ancak hafızamda bir hayalden ibaret olan Bozcaada'yı tercih ettim.Ne iyi etiğimi daha Geyikli'yi görür görmez bizi Bozcaada'ya götürecek feribot sırasını beklerken anladım.Ne de olsa perşembenin gelişi çarşambadan belli oluyor işte.





İlk feribot sabah saat 8.00 da hareket ediyor haftasonu ve bayram tarifesi bu gidecek olanların aklında bulunsun.Feribot'un gelin gibi yanaşmasıyla ortalama hava sartlarına göre 45 dakikalık feribot sefası başladı.Ada göründükçe içimde bir heyecan kıpır kıpır olma halleri çok uzun süredir yaşamadığım duygulardı samimi söylüyorum.




Ve Bozcaada tüm naif görüntüsü mütevazi duruşuyla bizi kucakladı.Feibottan iniş çok komik gerçekten onca insan nereye gittiğini bilemeden çil yavrusu gibi dağılıyor oraya buraya :)Gerçi daha önce gelmiş olanlar bilinçli, ki Ada'lılara göre buraya bir gelen muhakkak tekrar tekrar gelir artık o bir Adalı'dır.Esnaf alışmış kim hangi oteli sorarsa otomatik tarif ediyor.Otelimin denize sıfır denilecek kadar yakın Rum mahallesinde meydana yaklaşık 250 adım da olduğunu öğrendim ya hemen söyledim kendime bol köpüklü orta şekerli bir ada kahvesi miss....(Çanlı İbo'nun yeri bu konuda bir numara bilginize)Meydanda en meşhur kahve Çınaraltı hani şu bi küçük eylül meselesinde bolca gördüğümüz yer.Oraya daha sonra zaten otururum diyerek Çanlı yı tercih ettim çok da lezzetliydi




Otelimi buldum elimle koymuş gibi.Hepsi birbirinden şirin Rum evi bozması oteller olduğundan bu güzelmiş bu çirkinmiş demek mümkün değil.Kahvaltı vs. derken keşif başladı bende.




Nereyi fotoğraflayayım hangi birini çekeyim bilemedim.Elim erdiğince gözüm gördüğünce yakaladım güzel detayları.Şarap adanın en meşhur içeceği ve gelir kaynağı.Şarap evleri ,şarap aksesuarları satan dükkanlar kısaca şaraba dair herşey burada var.



Gün batımı diye bir yer var mesela Ada'ya bir dolmuş mesafesinde olup günün batımını şarap eşiliğinde izlediğiniz unutulmaz manzarası olan bir yer aşık değilseniz olursunuz.Aşıksanız zaten onun omuzlarında batırın günü orada benim hatrıma..Şarabınızı peynirinizi almayı unutmayın ama ! 




Hiç görmediğim kadar fotoğraf makinalı ve selfie çubuklu insan gördüm burada birarada.Her detayı ölümsüzleştirmek için sıra beklediğim bile oldu.Sadece reçellerin kavanozlarını bile çekseniz albüm olur.Ada'nın en meşhur reçeli domates ,incir,kabak reçeli.Hanımlar belediyenin kendilerine ayırdığı alanda reçellerini satıp gelir sağlıyorlar Dağ kekikleri adaçayları da cabası..

Denize girmek için plajlar yine bir dolmuş mesafesinde .Ayazma Ada'nın en ünlü plajı.Suyu biraz soğuk olsa da ben her güzelliğin birarada olduğu Ayazma dan zor ayrıldım.

Hediyelik eşya dükkanlarını gezerken kendimi bir seramik atölyesinde buldum mesela.İncelerken kendimi çömlek yapmaya çalışırken buldum ustam eşliğinde .Oraya belki 15 dk lık girdim 3 saat kalmışım farkında değilim.Ortaya çıkan eseriniz rafa kalkıyor nasılsa bir daha geleceksin alırsın biz bir fırınlayalım diyor usta ne garip değilmi ruhumla pazarlığa oturmuş sanki :)







Bozcaada 'da gün ikiye bölünmüş hangi saatler daha güzel diye yarış ediyor sanki.Gün batımıyla alıyor sokak arası meyhaneleri bir telaş ufaktan.Sokaklara atılmış tahta masaların  örtüleri seriliyor çiçeklerle donatılıyor aydınlatmalar rengarenk film karesi adeta.Kimse en ufak bir taşkınlık olmaksızın Rum müzikleriyle coşuyor.




Özet geçersek efendim Adaya ayak basıp dönene kadar;
Balık yemeden,günü batırmadan,Ayazma'da denize girmeden,lezzetli şarabı yudumlamadan,birbirinden lezzetli reçellerin tadına bakmadan,sokak meyhanelerinde Rum şarkılarıyla rakının dibini görmeden,yalınayak başı kabak özgürce dolaşmadan dönmeyin ..

Bir sonraki tatilde yine yeniden görüşeceğiz Bozcaada..




02 Mart 2015

Yaz Gelip Kapımızı Çalmaya Hazırlanırken Doğru Adres Mordoğan..



İzmir'in Karaburun ilçesine bağlı mütevaziliğinden ödün vermeyen tabiatın tüm güzelliklerini cömertçe sergileyen bir balıkçı kasabası Mordoğan..Özellikle 70 çeşit mor çiçeğiyle ,güneşin harika doğuş ve batışıyla bilinir büyük ihtimal adını oradan almıştır.



Son zamanlarda değişen tatil anlayışına inat Mordoğan'a adım atar atmaz kendinizi 90'larda bir tatil filmi karesinde hisediyorsunuz ve zorlu virajlı yolu iyiki sabırla bitirmişim diyorsunuz.Herşey o kadar doğal ki sokaktaki esnaftan balıkçısına plajından oteline,eğlence yerlerine kadar ilerleyen yıllara rest çekiyor adeta.Herşey var ama lüks tabir ettiğimiz kasıntı durumdan uzak.Özellikle İzmir'lilerin tercih sebebi çünkü mesafe sadece 80 km.Ben İstanbul'dan gelip bu doğallığa dokunmak istiyorum derseniz yaklaşık 650 km karayolu ile.Ankara 680 km mesafede.En mantıklısı uçak ile İzmir daha sonra ver elini Mordoğan..





 Suyunun temizliğinden dolayı mavi bayraklı plajlarında içiniz rahat bırakabilirsiniz denizin kollarına kendinizi.Yakın mesafelerdeki beachlere gitmek zor geliyor ben uzaklaşmak istemiyorum bu hareketlilikten diyorsanız bu şirin beldede merkez sahilden denize çok rahat girebilirsiniz hem sığ hem kum ayrıca.Kimsede size öyle garip garip dönüp bakmaz




Denizden babam çıksa yerim diyenlerdenseniz doğru adrestesiniz doya doya içiniz rahat yiyebilirsiniz en lezzetli taze balığı hemde en ekonomik fiyatlara çünkü balıkçılık halkın geçim kaynakları arasında yer alıyor.Sadece sahili ve plajları değil bu güzel kasabanın sokak araları bile görülmeye değer yaşanmışlıkların izleri korunuyor.Yeşilin ve mavinin müthiş uyumunu yakalayıp gözlere bayram ettirebilirsiniz.Tabii oksijen oranının yüksek olması bu durumda çok doğal çekin ciğerlerinize mis mis..




Tüm gün denizin tadını çıkardınız dinlendiniz bittimi bitmez Mordoğan keyfi.Akşam kurulan gece pazarlarında kendinizi kaybedebilirsiniz.Çeşit çeşit hediyelikler sizi bekliyor olacak.Sahilde akşam oldumu palmiyeler rengarenk ışıklarla öyle güzel buluşuyor ki denize yansıması baş döndürücü.




Hani derler ya bazı şeyler anlatmakla olmaz ancak yaşanırsa anlaşılır Mordoğan tam da öyle bir yer ne kadar anlatılırsa anlatılsın hep sanki kelimeler eksik kalıyor .Tatil planlarınız arasında muhakkak olmalı anlayacağınız.

Sevgiler...

16 Kasım 2013

Hayat Sen Planlar Yaparken Başına Gelenlerdir..


 Yeni yaşımda planlarım yok dileklerim var hayattan.Sağlık olmadan hiçbirşeyin olmayacağını öğrenecek
kadar yaşadığımdan önce kendim ve sevdiklerim için sağlık, sonra huzur ,bolca mutluluk hayatımı daha keyifli
hale getirecek yeni uğraşlar ve dostlar ,sevdiklerimle birlikte yeni şehirler görme fırsatı ve tabii
isteklerimi yerine getirmeye yetecek kadar para diliyorum :)

 "Hayat sen planlar yaparken başına gelenlerdir" sözünden yola çıkarak yine planlar yapmadan yeni yaşımda
 da akışına bırakmak istiyorum hayatı..Sevdiklerim benle ve sağlıklı olsun yeter gerisi bir şekilde hallolur
 nasılsa..

VAKİT BOL AYNA PARLAK,DURUM GAYETLE MÜSAİT.AYNAYA BAK VE SOR 
KENDİNE ARKADAŞ "GİDERKEN NE BIRAKACAKSIN ARDINDA?..."










30 Ekim 2013

Senin Kız Kulen Boğazında Gerdanın...

 İstanbul deyince akla gelen semboller vardır yıllardır değişmeyen güzelliğini koruyan.Kız Kulesi'de bu sıralamada başı çekenlerden .İlk İstanbul ziyaretimden beri gözümü alamadığım ayrı bir tılsımı olduğuna inandığım Kız Kulesi bende bağımlılık yaptı adeta.Gittiğimde görememişsem Kız Kulesini İstanbul'a gitmemiş gibi yada gitmişte yarım kalmış noktalayamadan dönmüş gibi hissediyorum.Onun o asil duruşu her tür övgüyü hak ediyor benim nazarımda.Oraya kadar gidilir de muhteşem manzaraya karşı bir kahve içmeden dönülür mü tabii ki hayır.Hele benim gibi bir tiryakiyseniz kahvesi muhteşem olmasa da manzaranın kendinden geçmişliğiyle içtiğiniz en lezzetli kahve gibi geliyor insana .Hele birde size eşlik eden en az sizin kadar Kız Kulesi aşığı sevdikleriniz varsa yanınızda vedalaşırken bile dolar gözleriniz yine geleceğim şimdilik hoşçakal dersiniz boğazınızdaki kırk düğümle...


En ilginci 'de kahvenin bile kız kulesi manzarasına karşı hazırlandığını ve sunulduğunu biliyormuşcasına köpüğünde resminin olmasıydı;



Yine geleceğim Kız Kulem...

11 Ekim 2013

Ayçiçek tarlasına girdim ki ben:)


Hayatımda belki de ilk kez bir ayçiçeği tarlasına destursuz dalmanın heyecanı ve keyifini yaşarken çocuklar gibi mutluydum:)